Sayfalar

19 Nisan 2010 Pazartesi

Anne olunca anladım...

Bir koltukta değil iki karpuz on ikisini birden taşımaya çalışmanın ne demek olduğunu... Siz bu yeni düzene alışmaya çalışırken, 7-24 tatlı esaretinizi zaman zaman isyan da etseniz kabullenmeye çalışırken başkalarının ("others" :)) ) "dünyadan anneye! bizi duyuyormusun!" nidalarına ya da "vah yazııık şimdi hayat çok daha karmaşık olacak, artık kendinden bişey bekleme, geçti o günler ("the good old days" :)) ) tarzında özlü sözlerine rağmen hayata kaldığınız yerden devam etmeye çalışmak gerektiğini ve bunun da kolay olmadığını,
Daha anlatılacak çok şey, tanımlanacak çok duygu durumu olduğunu,
Annelik denen bu tarifsiz ama tarifsizliğine inat anlatılası durumun enginliğini ve dinginliğini ve bütün bunların size bambaşka şeyler kattığını ve bir nebze de sizi değiştirdiğini anladım.
Ve daha anladığımı düşündüğüm ama henüz (o konuyu işlemedik :))) diyeceğim başka başka şeyler de çıkacağından eminim. Çünkü bu anlama olayı "başa geldikçe" sırasını takipediyor.
Ve sonu gelmeyecek olan bu "anladım"lar zincirinin ilk halkasını paylaşma isteğimle burdayım...